MERHABA :)

PIRILTI, SEVDİĞİNİZİN GÖZÜNDE, GECE GÖKYÜZÜNDE, DOLUNAYDA DENİZ ÜZERİNDE, GÜNDÜZ GÜNEŞİN KOLLARINDA, RÜZGARLI BİR KOYDA ÇIRPINTILAR ARASINDA. GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ HER YERDE...

İşte bu pırıltı bana hep yaşama sevinci vermiştir. Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için "Pırıltı"yı oluşturmaya karar verdim. Keyif almanızı ve yaşama sevincinizin daim olmasını dilerim.
Sevgilerimle,

Duygu

"Dış güzellik iç güzelliğin görünen kısmıdır. Her insan gözlerindeki pırıltıda kendini belli eder..." Paulo Coelho

28 Mayıs 2011 Cumartesi

ÖMRÜMDEN UZUN İDEALLERİM VAR!

Bu hafta  okuryatar.com'da başka bir kitap tanıtım yazım yayımlandı :)
Keyif almanızı dilerim.
Kitabı satın alarak TEGV'e destek olabilirsiniz.
http://www.okuryatar.com/omrumden-uzun-ideallerim-var-duygu-ceritoglu/#more

16 Mayıs 2011 Pazartesi

DOLUNAY

Dolunay tüm haşmetiyle evimize konuk oldu bu gece; odamızın ortasına kuruluverdi. Parlaklığına, çevresine yaydığı aydınlığa ve devasa büyüklüğüne hayran olmamak elde değil.
Odanın ışığını kapatıp perdeleri şöyle bir açtığımda davetsiz olarak süzülüp geldi evimizin en sevdiğimiz yerine, bize neşe getirdi. Saygıyla ve hürmetle eğildik önünde. Ona nasıl hizmet edeceğimizi bilemedik, dolandık etrafında birkaç kez. Vakur bir şekilde bize, “bu akşam sizinle birlikte olmak istedim, sizinle olmanın tadını çıkarmak istiyorum” dedi. Bizde evimize verdiği heyecan, mutluluk ve biraz telaşla oturduk parlak ışığının dibine. Nasıl da heyecanlandım onu görünce; sanki aşkımı görmüşüm gibi kalbim kıpır kıpır oldu, heyecandan titrediğimi hissettim. Sonra, bir süre oturunca beraber, alıştık birbirimize, “ çok fazla kalamayacağını başka evlere de konuk olmak istediğini” söyledi. Ben biraz endişelendim; ya diğer evlerdekiler bizim gibi heyecanlanmaz, ışığını istemez ve perdelerini kapatırlarsa… O beni teselli etmeye çalıştı. “ Merak etme sen, ben, beni isteyene konuk olurum, istemeyene hiçbir rahatsızlık vermem, bulutların arkasına dolanır geçer giderim” dedi. İçim biraz rahatladı. Sonra vedalaştık ve onu uğurladık. Tabiî ki bu son görüşmemiz değildi, yine gelecekti. El salladık birbirimize, bizden iyice uzaklaşana kadar arkasından baktık. Derken bir bulutun arkasına girip kayboluverdi…
Ben de çaresiz Yeni Türkü’nün şarkısını mırıldandım arkasından, Dolunay…

Ay dolunay dalgın gecede
Ay büyüyor tam yüreğimde
Suskunum ben söyleyemem
Ay ben ay neden

Ay dolunay sessiz gecede
Ay bir anda düş yüreğime
Yanayım ben söz büyürken
Ay ben ay sana

Bırak ateşte
Sözler çoğalsın
Ateşten sözler
Yaksın dolunayda

Ateşten sözler
Ayaklanırsa
Akıntıya karşı
Koşar mı dolunayda

Ateş dilinde



9 Mayıs 2011 Pazartesi

ÇOCUKLUK

Seksenli yıllarda, ilkokula giderken yaz tatilinin gelmesini sabırsızlıkla beklerdim. Yaz tatili demek, oyun demekti, yarışlar demekti. Özellikle tatildeki 2-3 haftalık bir dönem benim için çok eğlenceli geçerdi. Nesrin yengemin yeğeni, Ahmet ağabey ve onun kız kardeşi Zeynep gelirdi. Onlarla çok eğlenceli oyunlar oynardık. Ben, en çok sokaklar arasında düzenlediğimiz ve dört sokağı kapsayan bir parkuru olan engelli, uzun mesafe koşu yarışlarını severdim.

5 Mayıs 2011 Perşembe

SOL AYAĞIM

Yeni kitap tanıtım yazım okuryatar'da yayımlandı :)   Hayata bakışınızı değiştirebilir.
Keyif almanızı dilerim.

SOL AYAĞIM...
http://www.okuryatar.com/sol-ayagim-duygu-ceritoglu/#more