MERHABA :)

PIRILTI, SEVDİĞİNİZİN GÖZÜNDE, GECE GÖKYÜZÜNDE, DOLUNAYDA DENİZ ÜZERİNDE, GÜNDÜZ GÜNEŞİN KOLLARINDA, RÜZGARLI BİR KOYDA ÇIRPINTILAR ARASINDA. GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ HER YERDE...

İşte bu pırıltı bana hep yaşama sevinci vermiştir. Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için "Pırıltı"yı oluşturmaya karar verdim. Keyif almanızı ve yaşama sevincinizin daim olmasını dilerim.
Sevgilerimle,

Duygu

"Dış güzellik iç güzelliğin görünen kısmıdır. Her insan gözlerindeki pırıltıda kendini belli eder..." Paulo Coelho

29 Ağustos 2012 Çarşamba

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!




Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, vatanımızı kurtarmak ve özgürce yaşamamızı mümkün kılmak için şehit olmuş binlerce (Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Rum, Ermeni nasıl adlanrırılırsa adlandırılsın) askerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
Ruhunuz şad olsun.
Sizin torunlarınız olarak; bitmek tükenmek bilmeyen mücadele ruhunuzdan öğrendiklerimizle, vatanımızda birlik ve beraberlik içinde yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü, biz Ata'mızın güvendiği GENÇLİĞİZ!!!
 
          GENÇLİĞİN ATATÜRK'E CEVABI

Ey Büyük Ata,
Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz. Bu karar, değişmez irademizin ilk ve son anlatımıdır. İstikbâlde, hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, ulusal tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez inanç ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun güçlü temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her atılım bilinçlidir. En kıymetli emanetimiz olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti, varlığımızın esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde sonsuza dek yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar, en modern silahlarla donanmış olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, ulusal birliğimizi ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaktır. Çünkü, bu aziz vatanın toprakları üzerinde yetişen azimli ve inançlı Türk gençliği, dökülen temiz kanların ve Cumhuriyet devrimlerimizin aydın ürünleridir. Vatanın ve milletin selameti için her zorluğa iman dolu göğsümüzü germek, gerçek amacımızı olacaktır.

Ey Türk'ün büyük Ata'sı !
İstiklâl ve Cumhuriyetimizi korumak gerektiği zaman, içinde bulunacağımız durumlar ve şartlar ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize, namus ve şeref sözü verir, kendimizi büyük Türk ulusuna adarız.

Türk Gençliği


Duygu

Not: Fotoğraflar değerli eşim Tevfik Ceritoğlu tarafından Çanakkale Şehitlikleri'nde çekilmiştir.

17 Ağustos 2012 Cuma

13. KEZ 17 AĞUSTOS'U YAŞIYORUZ...

17 Ağustos gecesini hiçbir zaman unutmayacağız. Üzerinde yattığım ranzamın beşik gibi sallanmasını, "artık dursun" diye içimden attığım çığlığımı ve kelime-i şehadet getirdiğimi, ölümü hissettiğimi asla unutmayacağım. Hiç bitmeyecek sanmıştım, şok olmuştuk, herkes dışarı kaçarken biz evden çıkamamıştık, hiç bir hasarımız yoktu. Silivri - Avcılar yolundan işe giderken gördüklerim karşısında donup kalmıştım. TV'de izleyip tühlenmek başkaydı; görmek, yaşamak başka... Üzüntü verici olan binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, binlerce kişinin olayın etkisini yıllar geçmesine rağmen hala üzerinden atamamasına rağmen ortada elle tutulan hiçbirşeyin yapılmamış olması. Binalar hala çürük, hala doğru düzgün denetim yok ve hala beklenen İstanbul depreminde belki milyonlarca kişi yaşamını kaybedecek deniyor. Hangi yüzle!!! Niye 13 yıl hiçbirşey yapılmadan geçti? Tek önlem ZORUNLU DEPREM SİGORTASI MI? Bu sigortayı yaptırmayana elektrik, su aboneliği verilmeyecekmiş!!! Bu mudur? "Sigorta yaptırın ki deprem sonunda bizim başımızı ağrıtmayın, sağ kalanlar sigortadan hasarınızı karşılasın, kalan sağlar bizimdir!!!" diyorlar.
Evet budur!

Duygu

ŞEKER BAYRAMI-PİDE KUYRUĞU



Şeker Bayramımız kutlu, mutlu olsun.

Bu Ramazan ayında uzun yıllardan sonra ilk kez 5 dakika da olsa pide kuyruğunda beklemek beni çok mutlu etti. Çocukluğuma döndüm; koşa koşa mahalle fırınına gidip orada dakikalarca pidenin çıkmasını bekler ve sonra gazete kağıdına sarılmış sıcak pideleri ellerimiz yana yana kah tişörtümüzün etek ucuyla kah kazağımızın kol ucuyla tuta tuta eve gelirdik. Ezan sesini sabırsızlıkla bekleyip Allahü ekber sesleriyle zeytin ve pideye hücum ederdik ve tüm aile biraradaydı...
Şimdi sağlık sebebiyle tutamadığımız orucumuzla, hayatın yönlendirmeleri ve kendi isteklerimizle her birimiz bir yerlerdeyken eski günleri hatta pide kuyruklarını bile özlememek elimde değil. Galiba mutlu bir çocukluk geçirdiğinizde o zamanki masum mutluluğu özlüyor insan, bilemiyorum.
Bazen gerçekten çok özlüyorum çocukluk günlerimi, hele şu son bir yıldır daha da çok. Nedenini bilmiyorum ama özlüyorum...
Sanırım o yüzden çocukluğumda en sevdiğim çizgi kahramanlar olan şirinlerden bir tane evimde var. Özlediğim günleri yad etmek için... 
Sağlık ve mutluluk dolu geçen bir bayram diliyorum.

Duygu