MERHABA :)

PIRILTI, SEVDİĞİNİZİN GÖZÜNDE, GECE GÖKYÜZÜNDE, DOLUNAYDA DENİZ ÜZERİNDE, GÜNDÜZ GÜNEŞİN KOLLARINDA, RÜZGARLI BİR KOYDA ÇIRPINTILAR ARASINDA. GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ HER YERDE...

İşte bu pırıltı bana hep yaşama sevinci vermiştir. Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için "Pırıltı"yı oluşturmaya karar verdim. Keyif almanızı ve yaşama sevincinizin daim olmasını dilerim.
Sevgilerimle,

Duygu

"Dış güzellik iç güzelliğin görünen kısmıdır. Her insan gözlerindeki pırıltıda kendini belli eder..." Paulo Coelho

22 Kasım 2016 Salı

OFİSTE YOGA

Yoga bir kere kanınıza girdi mi ondan kurtuluş yok! Kendinize doğru başlayan bir yolun müptelası oluyorsunuz. Matınızın, havlunuzun, halı, kilim her ne üzerinde çalışmaya başlıyorsanız niyet ettiğiniz andan itibaren alıp sizi size ulaştırmaya çalışan bir yol. İlk başlarda ön yargıyla bakılan bu yol oldukça ruhsal doyum sağlayan anlardan oluşuyor.

19 Ekim 2016 Çarşamba

YOGA'NIN ÇOK KISA SÜREDE ETKİLERİ

YOGA ile huzur
Hayatlarında ilk defa YOGA ile tanışan ve haftada bir buçuk saat olmak üzere dört ders geçiren öğrencilerimin söyledikleri;

 Daha rahat nefes alabiliyorum.
 Tüm eklemlerimin açıldığını hissediyorum.
 Daha esnek hissediyorum.
 Bedenimde hiç hissetmediğim kaslarımın farkına varıyorum.
 Bedenimin sınırlarını öğreniyorum.
 Bacağımı arkaya doğru o kadar uzatabileceğim aklıma
gelmezdi.
 Derse geldiğimde genelde günün gerginliğini taşıyorum, ders
bitiminde büyük bir rahatlama hissediyorum.
 Bedenimin şekillendiğini, sıkılaştığını fark ediyorum.
 Dersten çok dingin ve dinlenmiş ayrılıyorum.
 Sırt ağrılarım çok hafifledi.
 YOGA derslerini çok seviyorum 
jjjıjı<3
Bundan daha iyisi nasıl olur? Bundan daha mutluluk verici ne olabilir?  
 <3 

Duygu

6 Mayıs 2016 Cuma

YOGA EĞİTMENLİK YOLCULUĞUM BAŞLADI!



İki yıl önce sağlık sorunlarım sebebiyle sevgili eşimin yönlendirmesiyle Yoga derslerine gitmeye kara vermiştim. Haftada 1 gün, 1.5 saat olmak üzere derslere başladım. Ne boyun ağrılarım, ne sırt tutulmalarım ne de diz problemim kaldı.

HIDIRELLEZ DİLEKLERİM HAZIR!


                     
Her yıl Hıdırellez heyecanı bir hafta öncesinden sarar beni. Kardeşlerime "5 Mayıs gecesi yazıyoruz dilekleri değil mi" diye her sene sormadan edemem. O günü atlayacağım, dileklerimi yazamayacağım diye ödüm kopar. Benim için çok ayrı bir yeri vardır Hıdırellez'in. Ayrı bir seremonidir. Çocukluğumuzda Nurcan hala mahallede Hıdırellez ateşi yakar akşam ezanıyla birlikte ateşin üzerinden atlanır; tüm nazarların, kötülüklerin, hastalıkların, şanssızlıkların o ateşle birlikte yanıp gittiği, yok olduğu düşünülür. Tüm güzelliklerin, iyiliklerin, bolluk-bereketin, şansın  hayatımıza girdiği kabul edilir.  Koşarak eve gelinir, herkes önce kendi için - önce can sonra canan :) - sonra aile içindekiler ve daha sonra çevredekiler için beyaz, temiz sayfalara dilekler yazılır, içine ufak bir para da sıkıştırılıp gül ağacının altına ya da balkondaki saksıların dibine konurdu. Sabah kalkıp koşa koşa dileklerin yanına giderdik, altına üstüne bakardık bir değişiklik var mı, birisi açıp okumuş mu diye. Bir daha ki Hıdırellez'e kadar dileklerimizi saklardık. Seneye Hıdırellez gelince dilek kağıtlarımızı açıp hangilerinin gerçekleştiğini görmek için heyecanla listeyi kontrol ederdik.  

Şimdilerde atlayacak ateş bulmak zor. Bununla birlikte her daim beyaz sayfam hazır :) Tüm sevdiklere Hıdırellez'in geldiği ve dileklerin yazılması hatırlamaları uyarısı yapıldı. Dilekler yazıldı, çiçeğimin dibine özenle yerleştirildi. Hızır peygamberin gelip dileklerimi  ve yazılan tüm iyi dileklerin gerçekleştirmesini sabırla bekliyorum.

Tüm insanlığın saygı, sevgi ve hoşgörü duygularıyla, huzur, bolluk-bereket, sağlık içinde yemyeşil ve tertemiz bir dünyada olmaktan keyif alarak, birlikte, sınırsızlık içinde yaşamasını diliyorum. 

Duygu










24 Nisan 2016 Pazar

23 Nisan 2016 Cumartesi

YAVAŞLAMA, SABIR VE AKIŞTA OLMAK: YOGA


Görsel zekaya sahip insanlar düşüncelerinde çok hızlı yaşarlar. Ben de bu insanlardan biriyim. Örneğin; "kardeşimi ziyarete gitme" düşüncesine sahip olduğum anda ben İzmir'den biletimi almış, hangi ulaşım aracını kullanacaksam çoktan koltuğuna oturmuş, İstanbul'a inmiş, oradan çeşitli toplu taşıma araçlarına binerek kardeşimin evine çoktan varmış oluyorum! Okurken olduğu gibi böyle düşünceye sahip olmak da insanı oldukça yoruyor ve yıpratıyor. Bu düşünce şekli yaşamınızı da etkiliyor; bir sabırsızlık, bir telaş, bir koşturma, sürekli işleri sıralama ve plan yapma ihtiyacı beyni bir hayli meşgul ediyor. Bunun sonucunda yıpranmalar, anlaşmazlıklar ve  mutsuzluklar olabiliyor.

2 Şubat 2016 Salı

GECENİN IŞIĞI - ŞEBNUR ALTIN


Bu hayatta karşılaşacağınız nadir insanlardan birini yitirmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum şuanda. Boğazımda düğümler...

Güçlü karakteri ile dokunduğu hayatlara yön veren, farkındalık getiren, mücadeleci ruha sahip, öngörüsü yüksek, vizyon sahibi,  azimli, zarafeti karşısında hayran kaldığım, melek kalpli, dünya güzeli, zarif, düşünceli, kültürlü, sanata hayran,  vicdan sahibi, merhametli, alçakgönüllü, mütevazı,  paylaşımcı, dost, anne, babaanne, anneanne, abla, sırdaş, eğitime gönül vermiş, en iyi eğitim vermek için tüm imkanlarını seferber eden, Atatürk aşığı, Cumhuriyet kadını Sayın Şebnur Altın’ı yitirmenin acısı tarif edilemez.