MERHABA :)

PIRILTI, SEVDİĞİNİZİN GÖZÜNDE, GECE GÖKYÜZÜNDE, DOLUNAYDA DENİZ ÜZERİNDE, GÜNDÜZ GÜNEŞİN KOLLARINDA, RÜZGARLI BİR KOYDA ÇIRPINTILAR ARASINDA. GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ HER YERDE...

İşte bu pırıltı bana hep yaşama sevinci vermiştir. Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için "Pırıltı"yı oluşturmaya karar verdim. Keyif almanızı ve yaşama sevincinizin daim olmasını dilerim.
Sevgilerimle,

Duygu

"Dış güzellik iç güzelliğin görünen kısmıdır. Her insan gözlerindeki pırıltıda kendini belli eder..." Paulo Coelho

2 Şubat 2016 Salı

GECENİN IŞIĞI - ŞEBNUR ALTIN


Bu hayatta karşılaşacağınız nadir insanlardan birini yitirmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum şuanda. Boğazımda düğümler...

Güçlü karakteri ile dokunduğu hayatlara yön veren, farkındalık getiren, mücadeleci ruha sahip, öngörüsü yüksek, vizyon sahibi,  azimli, zarafeti karşısında hayran kaldığım, melek kalpli, dünya güzeli, zarif, düşünceli, kültürlü, sanata hayran,  vicdan sahibi, merhametli, alçakgönüllü, mütevazı,  paylaşımcı, dost, anne, babaanne, anneanne, abla, sırdaş, eğitime gönül vermiş, en iyi eğitim vermek için tüm imkanlarını seferber eden, Atatürk aşığı, Cumhuriyet kadını Sayın Şebnur Altın’ı yitirmenin acısı tarif edilemez.


Yaklaşık üç yıl kendisi ile yan yana çalışma fırsatını yakaladığım için ne kadar şanslı ve mutlu olduğumu anlatamam.  İş disiplinini, farklı bakış açısını, zor durumlarla nasıl başa çıkılacağını, düzen-tertip- estetik konusunda hassas olmayı,  bir işi yaptığın zaman en iyisinin yapılması gerektiği ve bunun için çok çalışılması gerektiğini,  zaman yönetimini, zamanın nasıl değerli olduğunu, her canlıya saygı duyulması gerektiğini ve şimdi aklıma gelmeyen bir çok bilgiyi daha kendisinden öğrendiğim için ne kadar özel ve ayrıcalıklı hissettiğimi belirtmek istiyorum. 

Özel Altın Eğitim İlköğretim okulunu, Lisesini  ve son olarak çok arzu ettiği Güzel Sanatlar Lisesini en başında itibaren kendi başına didinerek, çabalayarak ve daha sonra sevgili oğlu Tolga hocanın sonsuz desteği ile bugünlere kadar getirdi.

Güzel Sanatlar Lisesi koridorlarında dolaşırken sınıflardan gelen müzikler eşliğinde öğrencilerimizin yaptığı, resim ve heykelleri izlerken haklı bir gururu ve mutluluğu yaşadığını görmek, birlikte çalışanlar olarak, bizlerin de bu mutluluktan birazcık da olsa pay çıkarmak, aynı havayı solumak paha biçilemezdi.

Hayatını eğitime adamış, her zaman çevresine ışık tutan,  yol gösteren, paylaşımlarda bulunan Sayın Şebnur Altın daima mütevazılığını korur, yanına gelen anasınıfı öğrencisinden,  lise öğrencisine kadar her öğrenciyi can kulağıyla dinler, sorularına veya bulundukları paylaşımlarına aynı oranda özen gösterip cevap verirdi. Eğitime verdiği önem ve hassasiyetle daima disiplinli, hiçbir zümreye taviz vermeyen, okulda bu disiplinini hissettiren ve bu sayede başarılara imza atan Şebnur Altın, hem öğretmenleriyle hem de diğer personeliyle daima paylaşım içinde bulunurdu. Gerek eğitim konusunda gerek sosyal paylaşımlar konusunda olsun, herkes öğrenecekleri bir kelime için Şebnur hocamın yakın takipçisi olurlardı, bazen öyle anlar olurdu ki onları sırayla görüştürmek zorunda kalırdım.

Şebnur Altın tam bir “Savaşçıydı”. Çok genç yaşlarından beri hayatla daima mücadele etmiş, yılmamış, sabırla, azimle koyduğu hedefe ilerlemişti. Dile kolay  bu sene 20. Kuruluş Yılı kutlayacak olan okullarının bugüne gelmesini sağlamak ülkemizde bir kadın olarak kolay değil. İşte bunun gerçekleşebileceğini, yeter ki bir hedef olsun ve o hedefe sabırla, inançla, tutkuyla bağlı olup peşinden gidilmesi gerektiğini öğretti bize.

Okulları Şebnur hocamın yaşam kaynağıydı, tutku ile bağlıydı okullarına, bunca emek vermiş ve her zaman “dünya vatandaşı” olmasını istediği öğrenciler mezun ederek, hayata hazırlayarak bu emeğinin karşılığını almış olmak yaşam enerjisi veriyordu ona.  Hastalığı sırasında, en zor anlarında dahi bu “Savaşçı” kişiliği ile her zaman okullarının başındaydı. Okulları, öğrenciler, öğretmenleri, diğer çalışma arkadaşlarıyla sıkı sıkı tutunuyordu hayata.

Kendi annemi kaybettiğim zaman “bu dünyada her insanın bir görevi olduğuna ve verilen bu görev bittikten sonra bu dünyadan gitmeleri gerektiğine” inandım.  Şebnur hocamın da görevi bitti... Artık fiziki olarak yanımızda değil. Birlikte geçirdiğimiz, hatırlamaktan mutluluk duyduğumuz  biriktirdiklerimiz var. Bize öğrettikleri, paylaştığı değer biçilemez kadim bilgileri, aynı havayı soluduğumuz okulları, gururla izlediği eserleri var. Varlığını daima hissedeceğiz. Bunca esere imzasını atmış ve yüzlerce insana dokunan biri, kendinden bir parça veren biri, diğer insanların zihinlerinde ve onların da başka insanlarla olan paylaşımlarında çoğalarak yaşamaya devam edecek.. 
Biz, fiziki varlığını her gün biraz daha artan bir özlemle arayacağız. Bu özlem şimdiden bize acı veriyor, bununla yaşamasını da öğreneceğiz. Yaşandığımız anları paylaştıkça, “Şebnur hoca burada olsaydı, şöyle derdi, buna dikkat ederdi”  dedikçe, bizler hayatta olduğumuz sürece bizimle beraber yaşayacak.  

Şebnur isminin anlamının “gecenin ışığı” olduğunu biliyor musunuz?  İsmiyle müsemma olan Şebnur hocam daima çevresine ışık saçtı ve eserleriyle saçmaya devam ediyor...

"İyi olmaktan vazgeçmeyin arkadaşlar; biz iyi, dürüst, sevgi dolu, şefkatli ve merhametli olacağız çünkü olumsuz düşünceler çok kalabalık..."
Şebnur ALTIN

Işığınız daima yolumuzu aydınlatacak Şebnur hocam.

Büyük bir özlem ile daima bizimle yaşayacaksınız...

Kızınız Duygu...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder