MERHABA :)

PIRILTI, SEVDİĞİNİZİN GÖZÜNDE, GECE GÖKYÜZÜNDE, DOLUNAYDA DENİZ ÜZERİNDE, GÜNDÜZ GÜNEŞİN KOLLARINDA, RÜZGARLI BİR KOYDA ÇIRPINTILAR ARASINDA. GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ HER YERDE...

İşte bu pırıltı bana hep yaşama sevinci vermiştir. Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için "Pırıltı"yı oluşturmaya karar verdim. Keyif almanızı ve yaşama sevincinizin daim olmasını dilerim.
Sevgilerimle,

Duygu

"Dış güzellik iç güzelliğin görünen kısmıdır. Her insan gözlerindeki pırıltıda kendini belli eder..." Paulo Coelho

26 Aralık 2014 Cuma

KENDİMİZLE KALMAK, YOGA HALİ...


Bir anlığına da olsa kendinizi dış dünyadan soyutlamak, sadece kendinizle kalmak. Kaçımız kendimizi unuttuğumuz, yaşadığımızı sandığımız hayatın yoğun koşturmasında ve karmaşasında bunu gerçekleştirebiliyoruz? Hangimiz durabiliyoruz?

Rutin bir hayatımız var. Sabah kalk, çocuk varsa onu uyandır, kreş/okul için hazırla, yapılabiliyorsa kahvaltı yap, yok yapılamıyorsa çocuğu kreşe/okula-servise/anneanne veya babaanneye bırak. İşe doğru yola çık, çalış-öğle yemeği-çalış. Akşam eve doğru yola çık çocuğu bıraktığın yerden al. Eve vardın. Yemek yoksa yemek hazırla, eşle ve çocukla ilgilen eve bir göz at. Uyudun/sızdın ve yine günaydın... 

Yazarken bile yoruldum ki bu durumu yaşayan milyonlarca insan var. Biraz şansımız varsa, biraz iyi kazanıyorsak yani idare edebiliyorsak -faturaları ve ihtiyaç harcamalarından sonra elimizde birkaç yüz lira paramız kalıyorsa- kendimize zaman ayırmak için çabalamaya başlıyoruz. Kendimize o zamanı yaratabiliyoruz. Araştırıyoruz, okuyoruz. Kendimizin sınırlarını fark etmeye ve  o sınırları zorlamaya başlıyoruz. Yoga tam da bu noktada çok iyi bir yol gösterici olarak devreye giriyor. Yoga halinde olabilmek, o halde kalabilmek için ilk başlarda resmen bir mücadele veriyorsunuz. Çünkü günlük işler ve sorunları sırtlayan aklımızdaki kırk tilkinin büyük bir beceri ile kuyruklarının birbirine değdirmeden koşturmasını sağlarken ve o tilkileri muazzam titizlikle yönetiyorken birden onları kendi başına buyruk bırakmayı göze alamıyoruz. Bir bıraksak ne olur, onu da bilmiyoruz. İdare daima elimizde olsun istiyoruz. Oysaki hiçbir şey düşünmeden sadece aldığınız nefese odaklanmak, daha derin nefesler almaya çalışmak, yapacağınız hareketin detaylarında kaybolmak, tam da olmak istediğiniz hale dönüştüyor sizi. Yumuşacık olmak, gerginliğin anlamını unutmak, rahatlamak. Yoga halinde olmak; kendinizle, ruhunuz, bedeniniz ve düşüncenizle bir olmak sadece siz olmak. Bedenen ve ruhen Yoga dersine girdiğiniz halinizle, dersten çıkarken ki haliniz arasında geçirdiğiniz dönüşümü görebiliyorsunuz.Yaşadığınızı, var olduğunuzu, nefes alabildiğinizi  fark ediyorsunuz.
Yoga halini yaşamam için bana destek olan sevgili eşim Tevfik Ceritoğlu'na ve değerli hocam Yogi Aylin Oğuz'a çok teşekkür ederim. 
İçinde koşturduğunuz dünyayı bir anlığına da olsa durdurabilmek için kendinize yeni yıl hediyesi olarak Yoga hali hediye etmeniz dileğiyle. 
Sadece barış içinde yaşadığımız, mutlu, huzurlu, kendimizle bir olduğumuz nice yıllara...

Duygu  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder