MERHABA :)

PIRILTI, SEVDİĞİNİZİN GÖZÜNDE, GECE GÖKYÜZÜNDE, DOLUNAYDA DENİZ ÜZERİNDE, GÜNDÜZ GÜNEŞİN KOLLARINDA, RÜZGARLI BİR KOYDA ÇIRPINTILAR ARASINDA. GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ HER YERDE...

İşte bu pırıltı bana hep yaşama sevinci vermiştir. Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için "Pırıltı"yı oluşturmaya karar verdim. Keyif almanızı ve yaşama sevincinizin daim olmasını dilerim.
Sevgilerimle,

Duygu

"Dış güzellik iç güzelliğin görünen kısmıdır. Her insan gözlerindeki pırıltıda kendini belli eder..." Paulo Coelho

4 Mart 2015 Çarşamba

YEDİ YIL ve ANNE İLE DERTLEŞME


Amaaan ne kadar da hızlı geçiyor bu zaman! Daha önce de hızlı geçiyordu da ben mi farkına varamıyordum yoksa çocukken daha mı yavaş geçiyordu ya da yaş ilerleyince mi hızlandı? Bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bir şeylerin değiştiği ve bu değişim sonucunda zamanın daha hızlı geçip gittiği...  

5 Mart 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, ve 5 Mart 2015! 

Ne? koskoca yedi yıldır yok musun anne? 


Sen hiç yaşlanmadın, ben bile 41'i doldurdum da 42'ye doğru gidiyorum. Sen sonsuza kadar 53 yaşında kalacaksın anne. Akranların hayatta 60'lı yaşları yaşamaya başladılar, Allah sağlıklı ömür versin onlara. Onlar torunlarıyla ve çocuklarıyla birlikteler, sen ise yoksun, hem de yedi yıldır! 

Ne kadar büyük bir boşluk biliyor musun? Ahh ahh... Biliyorsun tabii, sen de anneannemi o kadar genç yaşında kaybetmiştin ki; biz de daha küçücüktük, gizli gizli ağlamalarını görmezden gelirdik.

Son zamanlarda fotoğraflara baktıkça, fotoğrafları ve fotoğraf çektirmeyi neden sevmediğini anlamaya başladım anne. Artık olmayan birisinin hala o fotoğrafta gerçekten varmış gibi gülümseyerek bakması insana acı veriyormuş anne.

Alıyorsun fotoğrafı öpüyorsun, kokluyorsun ama ııh, olmuyor, öptüğün kağıt parçasından başka bir şey değil, sen değilsin ki! Yumuşacık yanakları, mis gibi anne kokusu yok o kağıt parçasında. 


Of anne, ne vardı o kadar erken gidecek? Anlaşılan sana kısa süreli bir görev verilmiş ve görevin tamamlanınca tabii ki gideceksin. Onu anlıyorum da, kendini bu kadar sevdirmen şart mıydı? Birazcık kötü olsaydın, insanlara iyi davranmayıp, biraz somurtkan veya iki yüzlü olsaydın. Oohh gitti de rahatladık, kurtulduk dedirtseydin...  Bakma bunları söylediğime, özleminden, üzüntümden ve hani belki görev süren biraz daha uzun olurdu diye düşündüğümden bu sözlerim. İyi ki de öyle olmamışsın anne! Bize öğrettiğin gibi yaşıyoruz; saygılı olmayı, merhamet etmeyi, yardımsever olmayı, şükretmeyi, dürüst olmayı hayat felsefemiz haline getirdik biz. 

Bizi biz yapan özellikleri bize kazandırdığın için ve bizim annemiz olduğun için çok teşekkür ederiz. Şöyle biraz dertleşmek istemiştim anne. Beni duyduğunu biliyorum. Seni çok sevdiğimizi ve özlediğimizi biliyorsun değil mi canım annem..?

Kara kızın Duygu

Fotoğraf: Duygu Ceritoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder