MERHABA :)

PIRILTI, SEVDİĞİNİZİN GÖZÜNDE, GECE GÖKYÜZÜNDE, DOLUNAYDA DENİZ ÜZERİNDE, GÜNDÜZ GÜNEŞİN KOLLARINDA, RÜZGARLI BİR KOYDA ÇIRPINTILAR ARASINDA. GÖRMEK İSTEDİĞİNİZ HER YERDE...

İşte bu pırıltı bana hep yaşama sevinci vermiştir. Yaşama sevincimi sizlerle paylaşmak için "Pırıltı"yı oluşturmaya karar verdim. Keyif almanızı ve yaşama sevincinizin daim olmasını dilerim.
Sevgilerimle,

Duygu

"Dış güzellik iç güzelliğin görünen kısmıdır. Her insan gözlerindeki pırıltıda kendini belli eder..." Paulo Coelho

5 Mayıs 2012 Cumartesi

HIDIRELLEZ...

Bu gece 5 Mayıs, hıdırellez gecesi... Dilekler tutulur, hatta kağıtlara yazılır, çizilir sonra genel söyleme göre gül ağacına asılır veya dibine gömülür. İlla gül ağacı mı olacak derseniz, hayır tabiiki. Evinizde saksınızda bulunan bir çiçeğin dibine de bırakabilirsiniz yazdığınız dileklerinizi. Görün bakın bir yıl içinde gerçekleşecek dilekleriniz.
Gerçekleşmeyen dilekler olursa umutsuzluğa kapılmak yok. Sabırla beklemek bu işin sırrı. Bakın görün dilekleriniz gerçekleşecek. Tek şart var; gönülden isteyeceksiniz ve inanacaksınız dileğinizin gerçekleşeceğine. Hepsi bu. Ve eğer şanslıysanız ve benim çocukluğumdaki gibi mahallenizde, sokağınızda ateş yakan bir hayırsever varsa hiç beklemeden atlayın ateşin üzerinden. Bütün kötülükler, kötü ruhlar, olumsuzluklar ateşle birlikte yok olsun üzerinizden, çevrenizden ve pırıl pırıl yeni bir sizle başlayın 6 Mayıs Hıdırellez sabahına...

Tam bir ritüeldi Hıdırellez çocukluğumda. 5 Mayıs sabahında heyecanla fırlardık yataklardan. Çünkü o akşam mahallede Nurcan halamız kocaman bir ateş yakacak, biz o ateşin üzerinden defalarca atlamak isteyeceğiz - Nurcan hala üç defa atlamak gerek diye noktayı koyacak :) - ve atlarken de dilekler tutacağız.Sebahat yenge elinde taze yeşil otlar ve karacalılar asacak evin giriş kapısının  eşiğine. Bolluk, bereket, esenlik olsun evimizde ve kötülüklerden korunsun evimiz diye. Ateşten atladık sonra akşam koşa koşa eve geleceğiz, her birimizin elinde kağıtlar, annemle birlikte dileklerimizi kağıtlara yazıp saksıların dibine dualarla koyacağız. Bir yıl boyunca o günü bekler, tadını çıkararak yaşardık hıdırellezi. Şimdi yazarken buruk bir sevinç ve heyecan yaşıyorum yine. Bu gece yine saksımın dibine koyacağım yazdığım dileklerimi. Atlayacak bir ateş yok burada. Hıdırellez daha çok Trakya'da yaşanan bir gelenek. Ankara bihaber hıdırellezden, bu heyecanı paylaşacağım kimse yok maalesef. Olsun, telefonla da olsa kardeşim Ayşegül'le paylaştım, aynı duyguları yaşamaya çalıştık telaşsız bir heyecanla...
Dilekleriniz kabul olsun inşallah...

Duygu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder